Köşe Yazıları

Şuayip ÖZCAN
 Bilge Kağan
Yaşar YENİÇERİOĞLU
 Birlik İçin Toplantı
Yrd.Doç.Dr. Güllü KARANFİL
 Gagauzlarda KURT ve Adları
Gemer MÜRŞÜTLÜ
 Nevruz - Yeni Gün Türk'ün Ulu Bayramıdır
Vildan BORMAMBET
 Romanya’da XIV. Türk Dili ve Edebiyatı
Osman EMİN
 Makedonya'da Türküm
Arif MEMMEDLİ
 XX Esrın Facıesı - Hocalı Soykırımı
Melahat MÜRŞÜDLÜ
 Beni Bulunduğum Yerde Defnedin


Duyurular


Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı

Nasıl ki insanların hüzünlü ve sevinçli günleri varsa, milletlerinde hayatlarında hüzünlü ve sevinçli günleri vardır. İşte o sevinçli günün yaşandığı tarihlerin yıl dönümü geldiğinde o sevinçleri yeniden yaşamak için bir kısım kutlamalar yapılır. Biz Türklerinde tarihinde üzüldüğümüz kadar sevindiğimiz günlerimiz olmuştur. İşte o günleri milletle yad etmek üzere yaptığımız etkinliklerimiz bulunmaktadır. Bunun adı da milli günler veya milli bayramlar diye adlandırılmaktadır. İşte o sevinçli günlerimizden biride Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımızdır.

Bu günün bayram olmasındaki asıl neden ise İtilaf Devletlerinin işgaline karşı Atatürk'ün Bandırma Vapuru ile 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun'a çıkarak kurtuluş savaşını başlattığı günün yıl dönümü olmasıdır. Bu olayın yıl dönümünün Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı olarak her yıl 19 Mayıs tarihide ülkemizde milli bir bayram olarak kutlanmaktadır.

Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, ilk defa 24 Mayıs 1935 yılında "Atatürk Günü" adı altında kutlanmaya başlamıştır. Beşiktaş'ın girişimleriyle Fenerbahçe Stadı'nda kutlanan bu ilk 19 Mayıs, Galatasaray ve Fenerbahçeli yüzlerce sporcunun katılımıyla bir spor günü haline getirilmiştir. Yapılan bu organizasyondan bir süre sonra gerçekleşen Spor Kongresinde Beşiktaş kurucu üyesi Ahmet Fetgeri Aşeni  kutlanan Atatürk gününün tüm gençliğe mal edilmesi için " 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı" adı altında her yıl yapılmasını teklif eder. Kongrede oylanarak kabul edilen bu gün Atatürk'ün de onayıyla kutlanmaya başlar.  20 Haziran 1938 tarihli kanunla "Gençlik ve Spor Bayramı" adını almış olur. Bu ulusal bayramımızın adı 12 Eylül ihtilalından sonra " Atatürk'ü Anma, gençlik ve Spor Bayramı" adıyla kutlanmaya devam etmektedir.

19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramının doğuş şeklini kısaca anlattıktan sonra, esas olan bu bayramın nüvesinde bulunanların tahlilidir. Öncelikle Sevr anlaşmasıyla bölünüp parçalanan, orduları dağıtılmış, topraklarına el konulmuş olan koca çınar Osmanlı devletinin küllerinden genç Türkiye Cumhuriyetinin doğuşu için başlatılan çalışmaların başlangıç noktası olmasıdır. Atalarımızın da ifade ettiği gibi "Bir işe başlamaya karar vermek o işin yarısıdır".

Herkesin korkup köşesine çekildiği veya bir yerlerin mandası olmak için çalıştığı bir ortamda, korkusuz ve korkusuz olduğu kadar da vatan sever bir yiğidin ortaya çıkarak Türk yurduna Baykuş tünetmem diyerek ölümü pahasına bir vapura binerek Samsuna geçip, Anadolu'da aydınlık meşalesini yakması ve Türk milletini etrafında topladığı zaman olmasıdır. İşte Cumhuriyetimizin kurucusu ülkemizin kurtarıcısı yiğit insan atamız Mustafa Kemal Atatürk'ün ebedi yaşatılması için yapılan bir anma gününü bünyesinde barındırmasının olmasıdır.

Bu büyük insanın geniş ufku, ileriye gören gözleri, geleceği okuyabilen zekası sonucudur ki, Türkiye Cumhuriyetini nasıl kurdu ise, bu devletin bekası ve ilelebet yaşatılması için bazı koruyuculara da ihtiyacı olduğunu düşünerek ülkeyi gençlere emanet etmesidir. Bu emanetini gençliğe hitabesiyle açık açık ifade etmiştir.

İşte 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramının anlamı bu iken, bugünü herhangi bir günmüş gibi, bir kısım Spor etkinlikleriyle kutlayarak geçiştirme çalışma veya bazılarının yaptığı gibi günün anlamını Atatürk düşmanlığına dönüştürerek karalamayla savuşturmak, atamızın ve onun silah arkadaşlarının yanı sıra onca şehit ve gazi olmuşlarımızın bugün kemiklerini sızlatmaktadır. Ayrıca bu asil millete bir hakarettir.

Bu çarpık anlayışlar sonucudur ki Türk milletinin başı dertten kurtulmamaktadır. Eğer tarihimiz iyi okunsa, kahramanlarımız yakinen tanınmış olsaydı, belki bu gün bambaşka bir devlet, bambaşka bir millet olacaktık. Tabi ki bunlar içinde Türk idarecilerin ve tarihçilerin önde olması gerekmektedir. Atalarımız "El elin eşeğini türkü çağırarak arar" diye boşuna dememişlerdir.

Aziz atam, bilesiniz ki biz Türkler açtığın yolda ve gösterdiğin hedeflerde ilerlemeye devam edeceğiz. Ruhun şad olsun. İyi ki vardınız, iyi ki bu günleri bizlere armağan ettiniz. 

Copyright ©2008 ilbay